ALKÜ'nün 11. Yılında Akademik Başarılar Taçlandırıldı
ALKÜ'nün 11. Yılında Akademik Başarılar Taçlandırıldı
İçeriği Görüntüle

İnşaat sektörünün ağır bir krizle karşı karşıya olduğunu belirten Tunç, konkordato ilanları, iflaslar ve yarım kalan projelerin giderek arttığını, bu tablonun geçici bir durgunluk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Basına konuşan Tunç, kısa vadede sektörde toparlanma sinyali bulunmadığını belirtirken, belediye harçlarındaki yüksek zamlar ile ikamet politikalarının krizin ana nedenleri arasında yer aldığını söyledi. Önümüzdeki iki yılın sektör açısından belirleyici olacağını da sözlerine ekledi.

SEKTÖR SAHADA ÇÖKÜŞÜ YAŞIYOR

“Görünen köy kılavuz istemez” sözleriyle değerlendirmelerine başlayan MMT Tunç Group Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Tunç, inşaat sektöründe yaşananların artık geçici bir durgunluk olarak ele alınamayacağını belirtti. Günlük hayatta konkordato ilan eden firmalar, iflaslar, kapatılan iş yerleri, sektör değiştiren müteahhitler ve durmuş projelerin sıradan hale geldiğini söyleyen Tunç, daha önce Alanya’nın bazı bölgeleri için “hayalet şehre dönüşebilir” uyarısında bulunduğunu hatırlattı.

Bugün gelinen noktada bazı yapıların tamamlanamadığını, bazılarında ise inşaatlar bitmesine rağmen iskan ve ruhsat gibi resmi belgelerin eksik kaldığını ifade eden Tunç, bu durumun binlerce yatırımcıyı ve müşteriyi mağdur ettiğini dile getirdi.

UYARILAR YAPILDI, KRİZ DERİNLEŞTİ

Emlak ve inşaat sektöründe yaşanan olumsuzlukları daha önce defalarca dile getirdiklerini ve kamuoyunu uyardıklarını vurgulayan Tunç, artık bu sorunların açıkça konuşulması gerektiğini söyledi. MMT Tunç Group’un da mevcut kriz ortamından etkilendiğini belirten Tunç, buna rağmen verdikleri sözler doğrultusunda projelerde ilerlemeye devam ettiklerini kaydetti.

Sektörün ciddi alarm verdiğini ifade eden Tunç, ticaret odaları, çeşitli kurumlar ve siyasi parti temsilcilerinin çaba gösterdiğini ancak belediyelerin sektörde yaşanan sıkıntıları yeterince dikkate almadığını dile getirdi.

HARÇ VE VERGİLER TEPKİ TOPLUYOR

Basına yaptığı açıklamada yabancı yasaları, ikamet düzenlemeleri ve dış yatırımın önünün açılmaması halinde mevcut tablonun değişmeyeceğini vurgulayan Abdülkadir Tunç, belediyelere yönelik eleştirilerini özellikle harç ve vergi artışları üzerinden dile getirdi. Önceki dönemde yapılan artışların ardından mevcut dönemde yüzde 300’lere varan zamların geldiğini, buna ek olarak günlük artışların da sürdüğünü belirtti.

Bu durumun yalnızca kendi firmalarını değil, tüm sektörü doğrudan etkilediğini ifade eden Tunç, zaten zor durumda olan müteahhitlerin bu yük altında daha da sıkıştığını söyledi. Kendi irtibatlarından aldıkları bilgilere göre önümüzdeki iki yıl içinde ciddi bir toparlanma beklentisi olmadığını da sözlerine ekledi.

İKAMET POLİTİKASI BELİRLEYİCİ NOKTA

Göç idaresinde yaşanan bazı aksaklıklar, banka hesaplarının açılamaması ve çalışma vizelerinin verilmemesi gibi sorunlar bulunduğunu kabul eden Tunç, asıl belirleyici unsurun ikamet politikası olduğunu vurguladı. Mevcut şartlarda 200 bin dolarlık ikamet koşuluna karşılık dairelerin fiilen 120 bin dolara satıldığını belirten Tunç, tapuda 200 bin dolar gösterildiğinde yaklaşık 60–70 bin dolar vergi çıktığını, imalat maliyetinin de 70 bin dolar seviyesinde olduğunu anlattı.

Bu tabloda satışın kaçınılmaz olarak zararına yapıldığını dile getiren Tunç, sahadan gelen taleplerin net olduğunu ve “Bana ikamet verirsen alırım” yaklaşımının yaygınlaştığını söyledi. MMT Tunç Group olarak en büyük sıkıntıyı imalat, satış ya da ödeme süreçlerinden ziyade resmi kurumlarla yaşadıklarını belirten Tunç, önümüzdeki günlerde veya haftalarda bu konuları daha yüksek sesle kamuoyuna açıklayacaklarını ifade etti.