REKOLTE DÜŞÜŞÜ FİYATLARI ZİRVEYE TAŞIYOR
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Dr. Mustafa Tan, önümüzdeki sezonun zeytinyağında “yok yılı” olacağının öngörüldüğünü belirtti. Geçen yıl Türkiye, 421 bin tonla rekor üretim gerçekleştirirken, bu yıl kuraklık ve doğal döngü nedeniyle rekoltenin yaklaşık 200 bin tona düşmesi bekleniyor.
Tan, eylül sonunda açıklanacak rekolte raporunun bu tahminleri netleştireceğini söyledi. Geçen yıldan devreden 200-250 bin ton zeytinyağı stokunun bulunduğunu, ancak bu stokun kalitesinin ve ihracata uygunluğunun yeni sezonda yapılacak analizlerle belirleneceğini vurguladı. “Sanayiciler, iç piyasa ve ihracat için kaliteli yağ arayışında. Bu talep, özellikle Edremit bölgesinde litre fiyatını 240 TL’ye kadar çıkardı,” dedi. Tan, fiyat artışlarının spekülatif olmadığını, artan işçilik ve girdi maliyetlerinin fiyatları geri dönülmez bir noktaya getirdiğini ekledi. Piyasadaki bir diğer sorun olan taklit ve tağşişli zeytinyağlarının 5 litrelik tenekelerde 650-1000 TL arasında satıldığını belirten Tan, bu ürünlerin tüketicileri yanılttığını ifade etti. “Zeytinyağı, dünyanın en sağlıklı yağı. Mutfaklarda daha fazla yer bulmalı. Tüketicilere şimdiden stok yapmalarını öneriyoruz,” diye konuştu.
LİSANSLI DEPO PİYASAYI DENGELYECEK Mİ?
Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, fiyat artışlarının arz-talep dengesinden kaynaklandığını vurguladı. “Piyasada yağ azalınca fiyatlar yükseliyor. Üretici, fiyat artışı beklentisiyle satışları bekletiyor. Bu, piyasanın doğal işleyişi,” dedi. Çetin, 10 ortak oda ile yürütülen lisanslı depo projesinin tamamlandığını ve tüm izinlerin alındığını duyurdu. Lisanslı deponun stokları kayıt altına alarak fiyat dalgalanmalarını önleyeceğini belirten Çetin, “Bu sistem, hem üreticiyi hem de tüketiciyi ani fiyat şoklarından koruyacak,” diye ekledi.
Çetin, mevcut 200-250 bin tonluk stokun büyük kısmının depolarda olduğunu, ancak ihracatta kısıtlamalar nedeniyle yağın çoğunlukla dökme yerine sınırlı miktarda kutulu ihraç edildiğini aktardı. Sektör, markalı ve ambalajlı ürünlere teşviklerin artırılmasını ve dökme yağ ihracatındaki kısıtlamaların kaldırılmasını talep ediyor. Çetin, üretici desteklerinin litre başına en az 50 TL primle yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundu: “Bu sayede yağlar kayıt altına alınır, devlet vergi kazanır, üretici daha iyi gelir elde eder ve tüketici uygun fiyata zeytinyağı alır.”
KURAKLIK VE KÜRESEL PİYASA BASKISI
Bu yılki rekoltenin geçen yılın yarısı kadar olacağı öngörülürken, kurak geçen mevsim üretimi olumsuz etkiliyor. Çetin, “Yeni hasada bir ay var, ancak piyasada yağ kıtlığı başladı. Sanayicinin elinde stok kalmadı, bu da fiyatları yukarı çekiyor,” dedi. Küresel piyasalarda da zeytinyağı fiyatları artışta. İspanya’da litre fiyatı 3,4 dolardan 4,4 dolara yükselirken, ton başına 200 euroluk artış dikkat çekiyor. Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC) verilerine göre, küresel zeytinyağı üretimi de bu yıl %7 düşüşle 2,4 milyon tona gerileyebilir. Bu durum, Türkiye’deki fiyatları küresel konjonktürün etkisiyle daha da yukarı taşıyabilir.
ZEYTİNYAĞI ÜRETİM SÜRECİ VE ALTERNATİFLER
Zeytinyağı üretimi, zeytinlerin toplanması, yıkanması, ezilmesi, hamur haline getirilmesi ve yağın ayrıştırılması aşamalarından oluşuyor. Modern tesislerde soğuk sıkım yöntemiyle üretilen yağ, besin değerlerini korurken, geleneksel taş değirmenler de kalite odaklı üretimde tercih ediliyor. Türkiye, zeytinyağı üretiminde İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın ardından dünya dördüncüsü konumunda. Ancak bu yılki rekolte düşüşü, arzı daraltarak fiyatları artırıyor. Zeytinyağına alternatif olarak ayçiçek, kanola ve mısır yağı gibi bitkisel yağlar kullanılıyor, ancak zeytinyağının kalp sağlığına faydaları ve eşsiz lezzeti, talebi yüksek tutuyor. Tüketicilere, fiyatlar daha da yükselmeden kaliteli zeytinyağı stoklamaları öneriliyor.



